GELECEĞİN SOSYAL MEDYASI VE YENİ YÖNELİMLER (CALIFORNIA VE NEW MEXICO KARARLARI IŞIĞINDA)
- Av. Selimhan Cinas

- 3 Nis
- 4 dakikada okunur

Reşit Olmayanların Sosyal Medya Kullanımında Yeni Yönelimler
2025 yılında Avustralya ve bir takım Avrupa ülkelerinde, sosyal medyanın çocuklar ve ergenler gibi psikolojik etkilere daha açık zümreler bakımından yasaklanması konusunda bir takım kararlar alındı. Özellikle eğitimciler ve ebeveynler bu kararların alınmasına öncülük etti. Zira uzun saatler boyunca sosyal medya ve internet kullanan çocuk ve gençlerde dikkat dağınıklığı, asosyal davranışlar ve psikolojik sorunlar eğitimcileri ve aileleri çözülmesi oldukça güç sorunlar ile başbaşa bırakmaktadır.
Amerika'da Sosyal Medya Platformlarına Karşı Açılan Davalarda Neler Oldu?
24-25 Mart tarihlerinde Kaliforniya ve New Mexico mahkemelerinde önemli bir hukuk reformuna imza atıldı. Bu reform, 20 yaşındaki bir Kaliforniyalı bayan tarafından başlatılsa da internet çağı mağdurlarının, sistemi kontrol eden teknoloji devlerine karşı başlattığı bir hukuk mücadelesi neticesinde elde edildi.
Kalifornirya'da görülen davada, davalı taraflar META(Instagram, Facebook) ve Google(YouTube) idi.
Davacılar Hangi Argümanları Kullandı?
Davada, davacının dayandığı argümanlara batığımızda:
Müşterilen, kişisel bilgilerini ve verilerini, reklam optimizasyonu için kullanarak, kişiye özel reklam oluşturmak
Hassas kişisel verileri, paket halinde sunulan sözleşmelerin içine gömülen, rıza-onam sistemiyle elde etmek ve bu verileri reklam veren kuruluşlara satmak
Kullanıcıları, Meta'ya ait uygulamalarda daha fazla zaman harcamaya yönlendirecek algoritmalar geliştirmek ve bu sayede reklam tıklamaları ve reklam optimizasyonlarını ayarlamak
Kullanıcıların sosyal ilişki hakkındaki temel ihtiyacı hedef alarak ve sosyal ağların matematiksel yapısını bir silah olarak kullanmak; kullanıcıların zamanlarını tekeline almak ve reklam geliri elde etmek için platformlarını kullanmayı bırakmalarını neredeyse imkansız hale getirmek
Okul çağındaki çocukları hedef kitle haline getirmek
Okul çağındaki çocukların, META'ya daha fazla gelir getiren sosyal gruplar olarak tespit edilmesi suretiyle bu grupların tüm hayatı boyunca META uygulamalarında daha fazla vakit geçirmesini temin etmek için çalışmak
Ebeveyn ve öğretmenlerin, çocukların uygulamalara erişim öncesinde vermeleri gereken muvafakatleri ve ebeveyn kontrollerini ortadan kaldırmak
META'nın diğer ürünlerinden daha tehlikeli olan "Reels" adlı ürünü gençlerin kullanımına sunmak ve sonsuz kısa video döngüsüyle gençleri bağımlı hale getirmek
Çocuklara ve gençlere sunulan sosyal medya ürünlerinin bağımlılık, uyku bozukluğu, kaygı, depresyon gibi sorunlara yol açtığını bilmesine rağmen bu ürünlerin yaygınlaştırılmasını engellememek
META'nın ürünleri ve ürünlerinin etkileri konusunda özen yükümlülüğü yerine getirmemesi ve özen yükümlülüğü ihlali
Mahkemenin, META ve Youtube'un Ürünleri Hakkındaki Hukuki Nitelendirmesi Ne Oldu?
California ve New Mexico mahkemeleri verdiği kararda: META ve Youtube'un ürün tasarımlarında ihmalkar davrandığını ve tüketicilere ayıplı ürünler ile hizmet sunduğuna karar verdi. Böylelikle sosyal medya içeriklerinin, hedefleme algoritmalarının sağlayıcılar tarafından tüketicilere temin edilen bir mal kategorisinde olduğuna karar verildi.
Mahkeme kararlarında ilgili firmalara (META ve Youtube) her ne kadar kullanıcılar tarafından doğrudan ödeme yapılmasa da, bu firmaların kullanıcıların site tıklamaları ve sitede kalış sürelerine bilançolarında ekonomik bir değer biçerek (ARPU - Average Revenue Per User/Kullanıcı Başına Ortalama Gelir) bunları işlediğine ve bu verilerin pazarlamasından kar ettiğine karar verdi. Böylelikle META ve Youtube, her ne kadar hizmetlerinin "bedava ve ücretsiz" olduğunu iddia ettiyse de bu iddialar kabul edilmedi.
Mahkemenin Hükmü Ne Oldu?
META ve Youtube tarafından üretilen sanal hizmetlerin, algoritmaların üretilmesi ve sunumunda kullanıcının psikolojik ve mental sağlığını tehdit eden öğelerin bulunması sebebiyle ayıplı hizmet tesliminden ötürü META ve Youtube'un kusurlu olduğu değerlendirmesi yapıldı.
Ayıplı hizmet teslimi olgusunun mahkeme tarafından kabul edilmesinin sebepleri arasında:
sonsuz kaydırma özelliği (Infinite Scroll),
otomatik oynatma (Autoplay),
anlık bildirmler(Push Notifications),
Algoritmalar (kullanıcının ilgi ve zamanını parasal hale çevirme aracı ) gösterilmiştir.
Bu nedenle California'da görülen Kaley G.M. (K.G.M. versus META-Youtube) davasında davacı Kaley G.M. lehine 6.000.000USD tazminata hükmedildi.
New Mexico'da görülen davada ise (META versus State of New Mexico) Davacı New Mexico Eyaleti lehine 375.000.000USD tazminata hükmedildi.
Mahkeme Kararının Hukuki Sonuçları Nelerdir?
Yukarıda verilen mahkeme kararları sosyal medya şirketleri ve kullanıcılar arasındaki uyuşmazlıkların geleceği bakımından oldukça önemlidir.
Bunların sonuçları incelendiğinde:
Sosyal medya platformlar ve bunların sunduğu sanal ürünler "hizmet" olarak değerlendirilmiştir. Böylelikle sosyal medya şirketlerinin tüketici hukuku kapsamında bir "hizmet sağlayıcısı" olarak kabul edilmiştir. Bu tanımlama, kullanıcı ve sosyal medya şirketi arasındaki ilişkiyi sağlam bir zemine oturtmaktadır.
Sosyal medya şirketleri, hizmetlerinin ücretsiz olduğunu iddia etmek suretiyle, kullanıcılara ve kendi platformlarında paylaşılan içerikler hakkındaki sorumluluğu azaltmak ve ortadan kaldırmayı strateji haline getirmiş iken bu şirketlerin "hizmet sağlayıcısı" tanımlanması neticesinde "basiretli tacir + ağırlaştırılmış kusur sorumluluğu + tüketiciye karşı özen yükümlülüğü + tüketici aleyhine işlem yasağı + haksız şart içeren sözleşme maddelerinin yazılmamış sayılması " gibi tüketici hukukunun satıcı ve sağlayıcıya yüklediği ağır sorumlulukları karşılamak mecburiyetinde kalacaklardır.
Sosyal medya şirketlerin, kullanıcıların sitede harcadıkları süreyi ,tıklama sayılarını ticari bir değer olarak kabul edilmesiyle birlikte bu platformlarda üyeliği bulunan her kişi "tüketici" sıfatını kazanmıştır. Mahkeme tüketicinin "zamanı + ilgisi + kişisel verilerinin" sunulan hizmete mukabil ödenen bir semen olarak kabul etmiştir.
Sosyal medya platformlarında sunulan hizmetlerin "bağımlılık yarattığı" konusundaki savın mahkemelerce kabul edilmesiyle birlikte yerel ve uluslararası düzlemde bu şirketlerin ürünlerinin sigara-alkol gibi belirli yaş altı gruplara sunulmasının yasaklanması gündeme gelecektir.
Sosyal medya firmaları, ürün ve hizmetlerini düzenleme ve sunması öncesinde ergen ve küçük çocuklara olan psikolojik etkilerini göz önünde bulundurmak zorunda kalacaklardır. Bu nedenle platformların tüm özelliklerinin tüm yaş grupları için kullanılamaması sonucu doğacaktır.
Türk Hukuk Pratiği Açısından Sonuçları Nelerdir?
Türkiye, nüfus oranla sosyal medya kullanımında (Türkiye nüfusunun %71’i sosyal medya kullanıcısıdır) dünyada 27. ve sosyal medyada geçirilen süre bakımından dünyada 15. (günlük 2 saat 39 dakika) sıradadır.
Bu bakımdan, Türkiye’de sosyal medya nedeniyle adeta telefona ve elektronik cihazları bağımlı hale gelen; psikolojik olarak sosyal medya şirketlerinin kullanmış olduğu algoritmalardan zarar gören ciddi bir kesim mevcuttur.
Bugüne kadar sosyal medya şirketlerinin
hukuki statülerinin belirli olmaması,
ürünlerinin hukuki tanımının yapılmamış olması
küresel bazdaki hukuksal farkındalığın olgunlaşmaması
sebebiyle bireysel zararlar karşılıksız kalmıştır. Ancak Kalifornia ve New Meksiko mahkemelerinin verdiği kararlar ve bu davalarda sosyal medya şirketleri aleyhine hükmedilen tazminat oranları, tüketiciler bakımından emsal teşkil etmektedir. Davacıların kullandıkları argümanların, mahkeme tarafından kabul edilmesi ile birlikte bu davanın sonuçları da küresel çapta uygulama alanı bulacaktır. Zira sosyal medya platformlarının kullanmış olduğu algoritmalar küresel bazda benzerlik göstermektedir.
4/5/2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun hükümleri uyarınca, Türkiye’de yaygın olarak faaliyet gösteren sosyal medya şirketlerinin Türkiye’de ofis açma ve şirket kurma zorunluluğu getirilmiştir. Bu sebeple kullanıcıların maruz kaldıkları maddi ve manevi zararların telafi edilmesi anlamında bu şirketlerin Türkiye’de bulunan ofislerine karşı dava açılması ve tazminat elde edilmesi mümkündür.
Sosyal medya şirketlerinin ayıplı ürünleri sebebiyle maddi ve manevi zararlara uğradığınızı düşünüyorsanız profesyonel bir hukuksal destek almanızı tavsiye ederiz.
İletişim: selimhancinas@gmail.com



Yorumlar